GÖZLERİ GÖRMESE BİLE OKUMAYI VE YAZMAYI ASLA BIRAKMAYAN O EFSANEVİ YAZAR: CEMİL MERİÇ

   Cemil Meriç’in kitapla ilk tanışması 4 yaşında olmuştur. Evde gaz lambası ışığında ailesine kitap okuyan bir babaya sahipti. İlk kitabını 6 yaşında aldı. (Mehmet Emin- Türk Sazı) İlk manzumesini 11 yaşındayken yazmıştır. Yayımlanan ilk yazısı Yenigün adlı gazetedeki “Geç Kalmış Bir Muhasebe”dirBalzac, Rousseau, Hugo’yu Fransızca orijinallerinden okuyup neredeyse ezberlemiştir. 


   Henüz 4 yaşındayken 4 derece miyoptu. Ortaokulda ise gözlerinin derecesi 10’a çıkmıştı. Sürekli okuması gözündeki miyop hastalığının derecesini hızla artırmıştır. 

1954 yılında 38 yaşında iken bir gün merdivenlerden düşer ve eşine şu soruyu sorar: 

-Fevziye, hiçbir şey görmüyorum elektrikler mi kesik?  

   Türkiye’de ve Fransa’da ameliyat olur, çeşitli tedaviler görür fakat hiçbir şey onun gözlerinin tekrar görmesini sağlayamaz. Hiçbir zaman körlüğünü kabullenemez. Çevresindeki yakınlarından ve öğrencilerinden yardım alarak okumaya ve yazmaya devam eder. Görme yetisini kaybettikten sonra 12 ciltlik bir eser kaleme almıştır. 


Salah Birsel: 

“Gece gündüz okurdu. Bu yüzden gözlerinin gücünü her geçen gün biraz daha yitirdi. Ne var ki o buna hiç aldırmazdı. Eline geçen tüm parayı kitaplara yatırırdı.” 


Necip fazıl: 

“Dış gözlerini Cenab-ı Hakk’ın, iç dünyayı daha iyi görsün diye aldığı insan “ 


Kızı Ümit Meriç: 

“Babam kör olduktan sonra, akşamları bizi kütüphanesinden çıkarırdı; elleriyle kütüphanede bir kitabı bulur, onu çeker ve kitabı açarak ‘Ben neden bunları okuyamıyorum?’ diye hüngür hüngür ağlardı. Öyle ki hıçkırık seslerini ben duyardım.” 

 

Cemil Meriç’ten okumak hakkında alıntılar: 


“Kitap bir limandı benim için. Kitaplarda yaşadım. Ve kitaptaki insanları sokaktaki insanlardan daha çok sevdim” 


“Kitap okumak zekayı kibarlaştırır.” 


"Bütün medeni ülkelerde aynı şikayet: 

Okumuyoruz. Kitaplar çoğaldıkça okuma sevgisi azalıyor." 


“İç dünyamızın sınırlarını genişleten kitap değil mi?” 


“Meçhule açılan bir kapıdır kitap. 
Meçhule, yani masala, esrara, sonsuza.” 


“... Başka bir tabirler, insanlar sinir hastası oldukları için mi realiteden kaçar, kitaba sığınır, yoksa uykularını kaybettikleri, kitaba iltica ettikleri için mi sinir hastasıdırlar? Don Kişot'u çıldırtan kitap mı, Don Kişot çılgın olduğu için mi kitap delisi?” 


"Okumak, iki ruh arasında âşıkane bir mülâkattır." 

 

 

 

KAYNAKÇA: 

Yorumlar