Cahit Sıtkı Tarancı'nın bu şiiri hep ilgimi çekmiştir. Biraz yakından inceleyelim bu ince düşünceli yazarımızın gönlümüze taht kuran bu şiirini.
1.Şiirdeki 35 sayısı
Şairimiz şiirini hepsi beşer mısradan oluşan 7 bent olarak yazmıştır. Yani şiirimiz 7*5=35 mısradan oluşmaktadır.Şiirin adı ise "Yaş Otuz Beş". Acaba bu ince detayı şairimiz kendisi mi planladı yoksa sadece bir tesadüf mü?
2. Okurken hepimizin en az bir kere durup düşündüğü "Dante gibi ortasındayız ömrün" mısrası ne anlama gelmektedir?
Dante Alieghieri adlı İtalyan şairimiz küçük yaşta kara bir sevdaya tutulur. Ama
Beatrice 'ye yani sevdiğine bile bunu açıklayamaz. Beatrice başka birisiyle evlenir. Evlendikten 2 yıl sonra ise vefat eder.
Dante otuz beş yaşında iken Beatrice eşliğinde ilahi bir yolculuğa çıktığını, bu yolculukta sırayla Cehennem, Araf ve Cennet'i gezdiğini varsayarak "İlahi Komedya"yı yazmaya başlar. İlk mısrası " Hayat yolumuzun yarısında kendimi karanlık bir ormanda buldum"diye başlamaktadır. Zebur 90/10 da "Yıllarımızın günleri yetmiş yıldır."(Kitabı Mukkades sayfa 595) mısrasına ithafen 35 yaşında ilahi yolculuğa çıktığını düşünen Dante "Hayat yolumuzun yarısında" ifadesini kullanır.
Şairimiz burada kendi şiirinden 626 yıl önce yazılmış Dante'nin İlahi Komedya adlı şiirine atıfta bulunmuştur.(" İlahi Komedya" 1320 yılında yazılmışken "Yaş Otuz Beş" şiiri 1946 yılında yazılmıştır.)
YAŞ OTUZ BEŞ
Yaş otuz beş! yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Delikanlı çağımızdaki cevher,
Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
Gözünün yaşına bakmadan gider.
Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
Ya gözler altındaki mor halkalar?
Neden böyle düşman görünürsünüz,
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?
Zamanla nasıl değişiyor insan!
Hangi resmime baksam ben değilim.
Nerde o günler, o şevk, o heyecan?
Bu güler yüzlü adam ben değilim;
Yalandır kaygısız olduğum yalan.
Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız;
Hatırası bile yabancı gelir.
Hayata beraber başladığımız,
Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;
Gittikçe artıyor yalnızlığımız.
Gökyüzünün başka rengi de varmış!
Geç farkettim taşın sert olduğunu.
Su insanı boğar, ateş yakarmış!
Her doğan günün bir dert olduğunu,
İnsan bu yaşa gelince anlarmış.
Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!
Her yıl biraz daha benimsediğim.
Ne dönüp duruyor havada kuşlar?
Nerden çıktı bu cenaze? ölen kim?
Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar?
Neylersin ölüm herkesin başında.
Uyudun uyanamadın olacak.
Kimbilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak,
Taht misali o musalla taşında.
CAHİT SITKI TARANCI
KAYNAKÇA:
Çok güzel ve bilgilendirici olmuş ellerine sağlık
YanıtlaSilTeşekkür ederim :)
SilEline sağlık ayça👏👏
YanıtlaSilTeşekkürler :)
SilÇok güzel olmuş Ayça 👏
YanıtlaSilteşekkürler :)
Sil